İnternet sitemizde çerez (cookie) kullanılmaktadır. Çerezler (cookie) hakkında detaylı bilgi için Çerez Politikası'nı inceleyiniz. Devam etmeniz halinde çerez (cookie) kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz. Çerez ayarlarınızı değiştirmeniz halinde internet sitesinin birtakım özelliklerini kullanamayabileceğinizi belirtmek isteriz.

Facebook Reklamları -Adwords Reklamları Karşılaştırması

Facebook Reklamları mı? Adwords reklamları mı? İnternet Reklamcılığı her zaman çokça paraya mal olmaz. Aylık minimum bütçeyle (ayda 50-100$) bile iyi sonuçlar alabilirsiniz.


FACEBOOK REKLAMLARI MI?  GOOGLE ADWORDS REKLAMLARI MI?

 
Birkaç hafta önce "The like Economy" kitabını okumayı bitirdim. Kitap bana uygulayabileceğim bir sürü iyi fikir kazandırdı.Kitapta bahsedilen bazı fikirleri şu sıralar uygulamaya geçirirken, bugün sizlerle Facebook ve Google Adwords reklamlarındaki tecrübelerimi paylaşacağım. İlk amacım sadece Facebook reklamcılığı yapmak ve kitabın önerdiği bazı optimizasyon ipuçlarını uygulamaya geçirmekti; ancak deneyime başlamadan önce PAYONEER'dan bir e-mail geldi: Bir makbuz, ön-ödemeli MASTERCARD hesabıma 50 dolarlık Google Adwords  reklamcılığı için kullanabileceğim para yatırılmıştı.

 

Daha fazla düşünmeden hemen hediyemi almak için Google Adwords'a gittim. Size maksimum yararı vermek için iki işi de yapmaya karar verdim, böylece bir taşla iki kuş vurabileceğimi düşündüm.

 

Deney: Bu işten çok deneyim kazandım ve bunların hepsini bu yazımda sizlerle paylaşacağım. Çünkü PAYONEER bana Google Adwords'te kullanabileceğim 50 dolarlık bir reklam bütçesi verdi. Karşılaştırmayı yapabilmem için Facebook reklamcılığına da aynı miktarda bütçe ayırmalıydım. Karşılaştırmayı toplam tıklanma sayısı, tıklanma sayısı/reklam gösterim sayısı (CTR), tıklanma sayısı/maaliyet (CPC), vb. parametreleri kıyaslayarak yapacağım.

 

FACEBOOK REKLAMCILIĞI:


İlk olarak iStockPhoto'dan birkaç fotoğraf satın aldım. Fotoğraflar, bana 10 dolara mal oldu. Dolayısıyla Facebook reklamcılığı için ayırdığım bütçe 60 dolara çıktı. Çoğu insan Facebook reklamcılığının Google Adwords'e göre daha pahalı olduğunu düşünecektir. Ancak görsel reklamcılıkta CTR'ın yüksekliği, CTC'yi düşerecektir. Sonuçta Facebook'taki reklam sayesinde  Google Adwords'e göre daha az harcama yapmış olacaksınız.

 

Resimleri seçme kriterlerim:


1) İçerisinde insanların yüzleri bulunan fotoğraflar (Yüzlere insanlar daha iyi tepki verir.)


2) Dikkat çekici renkleri olan resimler (Örneğin kırmızı.)


3) Etkili fotoğraflar 


4) Hedef kitlenin hayalini anlatan resimler (para, yarar, başarı vb.)

 

Altı tane basit resmi satın aldıktan sonra (Facebook reklamı için sadece küçük resimler gereklidir.), Facebook kampanyamı düzenlemeye başladım. Kampanya için her gün 4$ ödeme ile içine birkaç reklam koydum.

 

Facebook Reklamının kuruluşu:


 

Gördüğünüz üzere ilk bölüm, reklamı yaratmak içindir. Yapmanız gereken ilk iş, reklama tıklandıktan sonra müşterinin yönlendirileceği sitenin URLsini girmek. İlk hatam URL'yi direk olarak URL alanına girmek oldu. Bir ya da iki gün içinde fark ettim ki, Google Analytics, Facebook tıklamalarını (bu tıklamaların performans takibini kapatmıştım.) sayıyormuş.

 

Başlık: Özelleşmiş bir reklam için, etkinliği belirleyen tek faktör fotoğraf değildir. Reklam fotoğrafınızla müşterinin ilgisini çektikten sonra, facebook reklamınızın amaca uygun ve dikkat çeken bir başlığa sahip olması gerekiyor.

 

Başlığın asıl amacı müşterilerin ilgisini korumaktır; dolayısıyla müşteri açıklama ya da yazıları okuyabilsin. Aklınızda tutmanız gereken en önemli şey ise, kesinlikle yanıltıcı başlık ya da açıklamalardan kaçmanızdır! Bu sizin sadece para kaybınıza sebep olur, hedef sayfaya (reklamın müşteriyi yönlendirdiği sayfa) ulaşılmasını engeller.

 

 

Önceki örnekte görüldüğü gibi başlık, hedef sayfanın direk olarak kazançlarını anlatmalıdır. Başlık aynı zamanda, hedef marketteki soruna bir çözüm sunmalıdır.                

 

Metin ve açıklama: Metinde değinilmesi gereken konu, müşterilerin sizin hedef sayfanızdan ne gibi fayda görecekleri ile ilgilidir. Önceki örneğimizdeki açıklama kısmında metin, müşteriye sosyal medya aracılığıyla işletme hedeflerine ulaşabileceğine dair söz veriyor. Muhtemelen fark etmişsinizdir ki metindeki "NOW" ("ŞİMDİ") yazısı büyük harfle yazılmıştır. Bunun tek nedeni ise kullanıcının, tıklama ve harekete geçme çağrısını fark etmesini sağlamaktır.

 

Resim: Resim, kullanıcıların ilk fark edeceği öğedir. Önceki örnekte kullanıcının dikkatini çekebilmek için seçtiğim renk kırmızı idi. İlkinde kafası karışmış hoş bir bayanın (Bu yöntem her zaman çalışır!) fotoğrafını kullandım. İkincide ise dolar işareti üzerine yoğunlaştım ve renk olarak da kırmızı seçtim.

 

 

Bu reklamımızda ise, fotoğraf için aşırı iş yükü taşıyan bir kadını seçtim. Hedef kitlemiz de sosyal medya aktivitelerinde sıkıntısı olanlar. Reklamımızın müşteriye sunduğu teklif, hedef kitleye yardım edebilmek ve onların kendi sosyal planlarını yönetmelerini sağlamak.

 

Kitle seçimi:  Bu, Facebook'un şu anki en iyi reklam platformu olmasını sağladı. Bu bölüm, hedef kitleni yer, yaş, cinsiyet farklılıklarına göre belirlemene yardımcı olur.

 

 

 

Tavsiye: Çoğu insan ilk önce reklamını hazırlar daha sonra hedef kitleyi belirler. İnanıyorum ki bu süreci tersten başlatsak sonuçlar daha iyi olacaktır. İlk önce hedef marketinizi kurgularsanız, hedef kitlenizin ihtiyaçlarını anlamak o kadar kolay olacaktır. Bu yöntem, reklamınızın ihtiyaçlara olan uygunluğunu artıracaktır. 

 

Önceki örnekte hedef marketim küçük işletme sahipleri ve girişimciler idi. Biliyorum ki küçük işletme sahiplerinin muhtemelen full-time çalışan bir sosyal medya yöneticisi yoktur; çünkü maliyetini karşılayamayabilirler. 

 

Kampanya, fiyatlandırma, zamanlama: Bu bölümde bütçenizi ayarlayabilir, ve kampanyanızın ne kadar süreceğini belirleyebilirsiniz.

 

Çoğu insan CPC'yi mi yoksa CPM'i mi kullanılacağı konusunda sıkıntı yaşar. Size CPC ile başlamanızı tavsiye ederim ve eğer reklamınızın iyi olduğunu fark ederseniz ayrı bir kampanya daha kurup onda CPM modelini deneyebilirisiniz. Böylece CPM modeli belki de tıklanma başına maliyeti düşürmüş mü görebilirsiniz.

 

CPC modelini seçtiğinizde Facebook size bir teklifte bulunacaktır. Size tavsiyem Facebook'un önerdiği ayarları, olduğu gibi bırakmaktır; çünkü böylelikle ileride tıklama başına para ödüyor olmayacaksın. Eğer reklamınız yüksek CTR değerlerine sahipse, zaten tıklanma başına maliyetiniz de düşük olacaktır. Bu sayede Facebook'un önerdiği teklif fiyatından daha düşüğünü ödemiş olursunuz.

 

Aklınızdan çıkarmamanız gereken bir başka şey ise, Facebook sadece ve sadece reklamın performansıyla ilgilenir (tabii gerekli şartlar sağlanmış ise). Eğer yüksek performanslı bir reklama sahipseniz, maliyeti azalır, kazancını büyür. Eğer ki düşük performanslı bir reklamınız varsa, tıklanma başına maliyetiniz yükselir ve reklam, hedef kitleye gösterilmez hale gelir.

 

Performans: Sürekli optimizasyon, reklam kampanyalarındaki en önemli faktördür ve reklamın etkinliğini belirlemede büyük rol oynar. Bir reklamın performansı eğer düşük ise, demek ki değiştirilmesi gereken şeyler vardır (hedef, reklamın metni ya da teklif vb.). Diğer taraftan bir reklam çok iyi performans gösteriyorsa, reklamın hep o kadar başarılı kalacağını bekleyemezsiniz. En iyi reklamlar bile belli müddet sonra performans düşüklüğüne uğrayacaktır ve bu fark edildiğinde üzerinde değişiklikler yapılmalıdır.

 

Reklamlarımı başlattıktan 1-2 gün sonra bazı reklamların diğerlerine nazaran daha iyi bir performans verdiğini gördüm. Deneyim için farklı kombinasyonlarda alınan sonuçları test ettim. Bu kombinasyonlar reklamın resmini, metnini ve başlığını değiştirerek sağlandı. Facebook bir kampanyanın aynı hedef için birden fazla reklam yayınlamasına izin vermiyor. Bu yüzden ben de reklam performansını daha da artırabilmek başka bir kampanya açtım.

 

 

Yukarda görüldüğü üzere bazı reklamların performansı yüksek (Başlatalı 2 gün olmuş bir kampanyanın tablosudur.) CTR değerleri en yüksek olan, tablodaki 2. reklamımızdır (0.324%). Birçok uzmanın dediği gibi eğer bu değer 0.1%'in altında ise reklamcılık işini iyi yapıyorsun demektir, en azından 0.08%'in altında tutmaya çalışın!

 

Hiçbir etkinliğe sahip olmayan reklamların ya yayımını durduruyorum ya da parametrelerini (resim, metin, başlık, hedef kitlesi vb.) değiştiriyorum. Belli bir süre sonra Facebook, düşük seviye performans gösteren reklamınızı size bildiriyor. Bu performans düşüklüğünün üç sebebi olabilir:

 

1) Hedef marketiniz çok küçüktür: Bu durumda hedef kitlenizi biraz daha genişletmeniz (yaş, cinsiyet vb.) gerekecektir. 


2) Reklamınız etkileyici değildir: Bazen de doğru hedefi seçmişsinizdir ancak reklamınızın performansı yeterli değildir; buna çözüm olarak da resmi, başlığı ve metni değiştirmek gerekmektedir. 

3) Ödediğiniz reklam ücreti düşüktür: Bazen rekabeti yüksek bir market üzerine reklam yapmış olursunuz ve düşük verilen ücretler yüzünden reklamınız her zaman gösterilmeyebilir. Daha önceden dediğim gibi, Facebook'un tavsiye ettiği kadar ücret ödenmelidir, daha sonra eğer reklamınız iyi bir performans gösteriyorsa miktar düşürülebilir. Son örnekteki tabloda görüldüğü gibi en iyi reklamımın maliyeti, bana önerilenin yarısından bile azdır.

 

Test: Bunlardan sonra yaptığım şey şuydu: En iyi performansa sahip olan reklamı başka bir kampanyaya kopyaladım ancak bu sefer reklamım 1000 etkin model başına maaliyet (CPM). Belli süre sonrareklamın iyi yürümediğini fark ettim ve reklam ücretini arttırdım ancak şanssızdım. Buna rağmen en iyi performanslı reklamlarınızı CPM modeliyle  maliyeti düşürmek için test etmeye değer buluyorum.

 

Analiz: Çoğu kişi reklam performansının ölçümünde Facebook istatistiklerine ya da kampanyanın karına güveniyor. Ancak bence sadece bunlar, facebook kampanyasının ölçümünde yeterli değildir. Facebook'un sağladığı istatistikler bize ne kadar geliştiğimizi anlatıyor. (Örneğin tıklanma başına reklamın maliyetini, ya da CTR'ı vb.) Ancak özellikle kullanıcıları başka harici bir sayfaya yönlendiriyorsanız üzerinde durmanız gereken daha çok etken var.

 

Facebook raporları ile başlayalım:

 

Toplam harcanmış para: 50.63$  -  Toplam tıklanma sayısı: 54  - Ortalama CPC: 0.93

 

Sosyal medya marketinin rekabetçi olmasının asıl sebebi burada reklam yapan insanların bu işi iyi kavramalarıdır, bu yüzden tıklanma başına yüksek maliyet oldu. Ancak tıklanma başına maliyeti düşebilecek ve bu konuda geliştirilebilecek bir çok etmen vardır.

 

 

GOOGLE ANALYTICS:

 

İlk iki günde fark ettiğim şey şuydu: Google, Facebook reklamcılığındaki tıklanmaları takip etmiyordu. Biraz araştırma yaptıktan sonra, Google bu tıklama izlenimlerini Direk Trafik Kategorisine koyuyormuş; ancak trafiğimin çoğunluğu direk trafik kategorisinde olduğundan sadece Facebook tıklanmalarını izlemek çok zor bir olay. 

 

Facebook trafiğini izlemek için yapmanız gereken şey, gömülü Google Analytics koduna biraz ekte bulunmak. Bu konuyu detaylı şekilde açıklayan bir metin buldum: 

 

https://www.ordoro.com/blog/2010/12/29/how-to-track-facebook-ads-in-google-analytics/
Eğer internet sitenizde Google Analytics yüklü değilse önce bu kodu alın. Eğer hali hazırda varsa tüm yapmanız gereken, aşağıdaki gibi gözüken koda gitmenizdir:



Ve bu beş satırı kırmızı olarak ekleyin:

 

Bu eklenmiş olan kodlar Google Analytics'e hangi kaynak trafiğini izlemesi gerektiğini bildirmektedir ve bu sayede kampanyalar bölümü altında trafik hakkında detaylı bilgiye sahip oluruz.

 

Şu anda tek yapmanız gerek şey, Google's URL Builder'a

 

(http://support.google.com/analytics/bin/answer.py?hl=en&answer=1033867&rd=1) gitmek ve müşterilerin yönlendirildiği hedef sayfanın URL'sini yazmaktır. Bunun yanında ekstradan girilecek parametreler Google Analytics'in sayfanızın tıklanma istatistiklerini size gösterebilir. 

          

 

-Facebook kampanyanızda kullanmak için hedef sayfanın URL'ini gir. 

-Senin kampanya kaynağın Facebook'tur.  

-Market ortamı CPC olarak seçilmeli. 

-Buraya kampanyanızın ismini yazın.

 

5) "Generate URL"e bastığınızda size özel URL adresini verecektir.

 

Sonuç: Google Analytics'deki trafik kaynaklarına gittiğinizde, ilk olarak kaynaklara daha sonra da kampanyalara tıklayın. Gördüğünüz grafik, reklamınızdan gelen Facebook trafiğinizdir.

 

 

Toplam ziyaret sayısı: 27 (URL Builder'ı kampanyanın 3. ya da 4. günü koyabildim, dolayısıyla Google Analytics ilk günkü tıklanmaları takip edemedi.)

 

Ortalama ziyaret süresi: 03.07 dakika (gayet iyi bir süre.)             

 

Bounce Rate (Sıçrama oranı, kullanıcıların internet sitendeki başka sayfalarına tıklamadan ayrılanların yüzdelik oranı): %66.67

 

Sonuçlar şu anlama geliyor: Kullanıcıların hedef sayfada harcadıkları zaman oldukça yeterli.

 

Google Analytics'in güzel yanı, istediğiniz hedefi kullanıcılarınız ne kadar gerçekleştiriyor, işte bunu gösterebiliyor. (örneğin, posta adreslerini yollamaları, bir şeyler satın almaları, bağlantı kurmak için doldurulan formlar vb.).Google Analytics'deki hedeflerin ayarlanması daha sonraki konularda mevcuttur.

 

GOOGLE ADWORDS REKLAMCILIĞI:


Daha önceden de bahsettiğim gibi, 50 dolarlık bir hediye kazanmıştım Payoneer'dan. Onu aldıktan sonra euro'ya çevirmem gerekti; çünkü Google Adword hesabım euro bazında idi. 3 reklam içeren bir kampanya kurdum; her reklam farklı anahtar kelime grupları sunuyor. Adwords'un en güzel yanı, bir kampanya içerisinde birçok farklı görünümde reklamı aynı anahtar kelimeyi içerecek şekilde yapabilmenizdir. 

 


Yukarıda görüldüğü gibi, tüm yapmanız gereken başlığı girmenizdir. Açıklama satırı 1 ve 2'yi; kullanıcılara gösterilecek URL ve kullanıcıların gönderileceği hedef sayfasının URL'sini girmeniz yeterlidir.

 

Tavsiyeler:
Hedef sayfanızın URL'si için Google URL Builder'da yaptığımız özel URL'yi yazabiliriz ya da Google Adwords ile Analytics'i birleştirebilirsiniz ve böylece, sizin Google reklamlarınız takibe alınmış olur. (Google normal ayarlarda kampanyanızı otomatikman takip etmez!).


Facebook'ta olduğu gibi, reklam ücretini otomatik ayarlarda kullanmanızı tavsiye ederim. Bunu yaptığımızda ücrete göre arama sonuçlarında ilk sıralarda yer almış olursunuz.                

Bütçe olarak, günde 4 Euro reklam ücretini ayırdım ve kampanyam bütçemin yettiği kadar reklamına devam etsin diye düşündüm. Google size bir anahtarkelime grubu tavsiye ediyor ve ben bunların hepsini sayfamda seçtim (Örneğin: diyelim ki benim anahtar kelimem "sosyal medya müdürü",  uygun anahtar kelime gruplarım ise yine "sosyal medya müdürü", "Sosyal medya müdürü arıyorum, "Sosyal medya müdürüne gereksinim var” gibi gruplar olabilir.)

Google Adwords'un başka bir iyi özelliği ise reklamınız belli bir süre çalıştıktan sonra size fazladan anahtar kelime önerebilmesidir. Bu, reklamlarınızın başka insanlar tarafından görülme sayısını arttırır ve eğer reklam metninizi iyi hazırlamış ve iyi anahtar kelimeler kullanmışsanız hedef sayfanızda trafiği görebilirsiniz.                

 

SONUÇLAR:
Facebook gibi, şimdi Google Adwords'un sağladığı sonuçlara bakacağız. Google Adwords, Google Analytics'ten daha kullanışlı ve hedef sayfamızdaki trafiğin istatistiksel bilgelerini size sağlıyor.

Toplam harcanılan para: 50$ (39.70 euro)  - Toplam tıklanma sayısı: 23  - Tıklanma başına ortalama maaliyet: 2.17$

 

GOOGLE ANALYTICS:


Daha önce de dediğim gibi, Google's URL Builder'ı kullanabilirsiniz (Facebook'ta yaptığımız gibi) ya da sadece Adwords ile Analytics hesaplarını birleştirebilirsiniz

(burada yapılışı mevcuttur:
http://support.google.com/analytics/bin/answer.py?hl=en&answer=1033961&topic=1308612&ctx=topic     

            

Resimden görebileceğiniz gibi, Adwords'den gelen tıklanma sayısı 21 gözüküyor (Çünkü kampanyamı kurduktan belli süre sonra Analytics ve Adwords'u birbiriyle senkronize ettim, bu 2 tıklanma kaybını açıklıyor.). 

Ortalama ziyaret süresi: 01.36 dakikaBounce rate: %47.62

 

KARŞILAŞTIRMA: FACEBOOK vs. ADWORDS

 

Zaman, çaba, para:
Açık olarak görebileceğiniz gibi, Adwords Facebook'u kaynak harcama (Bütçe) açısından geçmeyi başarıyor. Adwords'deki kampanyalar, daha kolay hazırlanıp daha az süre harcanmış oluyor. Aynı zamanda reklamı Facebook'taki gibi yenilemek zorunda değilsiniz. Çünkü Facebook'ta çok iyi performansa sahip olan bir reklamınız bile, hedef kitleniz alışıp dikkat çekebilme özelliğini yitirebilir.

 

Para harcama konusunda da Adwords, Facebook'tan önde. Adwords'te sadece metin yazmalısınız, oysaki Facebook'ta reklam verebilmeniz için fotoğraf ya da resim satın almalısınız. Ama bu demek değildir ki Adwords kampanyaları daha az bütçe gerektirir ya da Facebook kampanyalarından daha iyi. Nitekim, birazdan neden bahsettiğimi göreceksiniz.

 

Analytics:
Bir önceki analizden anlayacağınız gibi Facebook'a 50$ bütçe ayırmıştık. Facebook 54 tıklanma sayısına ulaştı ve tıklanma başına 0.93$ maliyeti oldu. Diğer taraftan Adwords, sadece 23 tıklanmasayısında kaldı. Bu da tıklanma başına maliyetin 2.17$ da kalmasına sebep oldu.

 

Karşılaştırmayı Google Analytics'e taşıdığımızda ise bir anda şunu fark ediyoruz: Facebook'tan gelen müşteriler hedef sayfamızda 3.07 dakika kalmışken, Adwords'den gelen müşteriler sadece 1.36 dakika sitemizde kalmışlar. Ancak bounce rate’ler Facebook'ta %66.67 iken, Adwords'de %47.62'dir. Bu da şu anlama gelir: Facebook'tan aracılığıyla ziyaret eden kullanıcılar zamanının çoğunu ana sayfadaharcıyorlar (Muhtemelen sebebi, müşteriden istediğim fiyatın fazla gelmesi ve kullanıcıların satın almak için olan diğer sayfalarıma girmeden çıkmasıdır.). Adwords'den gelen kullanıcılar ise, daha Alıcı tavrına sahip ve eğer fiyat uygun değilse direkt olarak sıradaki kampanyalara geçebiliyorlar.

 

Reklam kampanyalarından konuştuğumuz zaman, en önem kazanan şey: yatırılan parayı geri kazanabilecek miyim'dir. Çünkü yukarıda sadece 2 farklı platformda reklam denemesi yaptık ve bunlardankazandığım bilgi ve tecrübeyi size aktardım. Teklif sayfasına (http://www.hqsocialmedia.com/the-monthly-management-done-for-you-package/) çok da özen gösteremedim.

 

Sitemde öyle bir sayfa yaptım ki, sayfada tasvip edilmeyecek şekilde dikkati dağıtan çok öğe vardı. Bu da müşterilerin teklifime odaklanmasını engelliyordu ve ayrıca sayfa üzerinde, reklam trafiği içinpek de optimizasyon yapamadım. Kampanya sürecinde bir sürü kişiyle iletişim kurdum; ancak sadece bir tanesi ciddi bir müşteri idi ve bir sağlık kurumu için sosyal medya müdürü istiyordu. Halen ona hangi bağlantı aracılığıyla geldiğini sormak zorundayım. Buradaki iki kampanyamdan beklediğim başarıyı sağlayamadım ancak eminim ki sonrakiler daha fazla kazanç getireceklerdir. 

 

 

Öğrendiklerim:

1) Yüksek performanslı CPC reklamları, CPM modeline çevrildiklerindeher zaman daha iyi performans vermezler.

 

2) Şu sıralar, paketlerinize sabit ücret koyup koymama (internet sitenize) arasında tartışmalar var.               

 

Gördüğünüz üzere iki kampanyanın ilk üç gününde ortalama sitede harcanılan zaman 0 dakika (sayı 2) Adwords için; Facebook için ise 1.29 dakikadır (sayı 1). Sırf bu özel test için, kampanyalar başladığında paket fiyatlarını ilk 3 günlüğüne kaldırdım.


Hedef sayfadaki her bir paketin fiyatlarını göster seçeneğini açtığımda, sitede ortalama harcanan zaman çarpıcı şekilde artış gösteriyor. 

 

Gördüğünüz üzere 4. günün başlangıcından kampanyanın bitişine kadar (takip ettirmediğim günler hariç), sayfada ortalama harcanan süreç Facebook ziyaretçileri için 03.38 dakika, bu sırada ise Adwordsziyaretçileri 0'dan 1.40 dakikaya zıplamış. Hedef sayfaya konulan fiyatlar, sayfanın etkileyiciliğini arttırdığını gösteriyor. Ancak siz de bu testlerden ikisini de yapıp, sonuca varabilirsiniz.

 

3) Facebook reklamcılığı Adwords'e göre daha ucuz ancak ROI'yu test edip hangisinin daha kazançlı olacağını belirlemeniz gerekiyor. (Kesinlikle sonuçlarınızı sadece tıklanma ve CPC'yi göz önündebulundurarak yapmayın!)

 

4) Facebook'taki hedef kitleyi seçebilme özelliği tam bir altın madeni! Bunu sürekli kullanmanızı tavsiye ederim.

 

5) Reklamcılık her zaman çokça paraya mal olmaz. Aylık minimum bütçeyle (ayda 50-100$) bile iyi sonuçlar alabilirsiniz. Gardınızı indirip, reklamcılıkta test ve deney yapmaya başlayın. Özellikle Facebook'ta farklı amaçlar için kendi işletmenizin başarısına bağlı kalarak denemeler yapın.

 

Yapmış olmam gerekenler:
Geriye bakıp da pişman olan tiplerden değilimdir. Ancak sizle paylaşabileceğim bu kampanyalardan öğrendiğim çok ders var.

 

1) Söylediğim gibi, bu iki kampanyanın yapılışının tek sebebi bazı şeyleri kanıtlanmaktı. Bu işe para verecekseniz, ilk yapmanız gereken şey hedef sayfanızın iyi optimize edilmesidir. Hedef sayfanıniyi olması, reklamlara ödenecek paranın azlığı ve bunlardan kazancınızı iyi yönde etkiler. 

 

2) İkinci hatam ise, Google Analytics'in iki kampanyayı da direkt olarak takip edemediğini düşünememişim. Bunu önceden bilebilseydim, ilk günlerdeki istatistikleri de sizlerle paylaşabilecek ve daha nokta atışı bir sonuca varmış olacaktım. Yani kampanyalarınızı yürürlüğe koymadan önce Google Analytics'in iyi yüklenip ayarlandığına emin olun.

 

3) Başka unuttuğum şey ise, Google Analytics'te amaçları seçmemiştim. (Site içinde hangi aksiyonlar yapıldı - kullanıcı ulaşım formu dolduruldu mu, e-posta adresini listemize ekledi mi, sitemizdekibaşka bir sayfaya geçti vb. ayarlayabileceğiniz istatistiksel amaçlar vardır.)

 

4) İnanıyorum ki en iyi performans veren sayfalar, başka sitelere link bulundurmayanlardır. Bu kampanyalarımdaki amaç kullanıcı ulaşım formunu doldurtmaktı. Bir sonraki amacım, onlarla irtibata geçebilmek veya bir şey satın aldırabilmek olabilir. Kullanıcıları sitenizdeki başka bir sayfaya yönlendirmek (menü ve onlarca başka link), onları asıl amaçtan saptırır. Bir kampanya yapmaya başlayacaksanız, amacınıza yönelik, menüsüz, onlarca link bulundurmayan bir sayfa yapmalısınız.

 

SONUÇ:


Kampanyamız yeterince büyük olmadığından, sonucumuz tam olarak kesin diyemeyeceğiz. Öyle dersler aldım ki bu testten ileride uygulayabileceğim bazı düşüncelerim var artık. Ancak öğrendiğim en büyük fikir Facebook reklamcılığının halen muazzam bir potansiyele sahip olmasıdır. 

 

çeviren: Fatih Karadeniz